16 Nisan 2009 Perşembe

Lida içeriği?

Lida içeriği?

Lida içeriği?

Lida Yosun Kapsülünün içeriği aşşağıdaki bitkilerin harmanlanarak ekstre edilmesi ile elde edilmiştir.

Bitki İsmi (İng., Ltn., Tr.) / Oran:

Amara Flower Extract
Citrus Aurantium var
(Turunç Çiçeği Ekstresi) 87,50 Mg.
Fruit Extract
Cassia Tora
(Cassia Meyve Ekstresi) 59,50 Mg.
Fruit Extract
Citrus Reticulata
(Mandalina Meyve Ekstresi) 52,50 Mg.
Leaf Extract
Morus Alba
(Dut Yaprağı Ekstresi) 45,50 Mg.
Medical Amylum
(Tıbbi Nişasta) 105,00 Mg.

İçeriğimde Sibutramin, Anfetabin gibi kimyasal maddeler bulunmamaktadır.

Lida Nedir?

Lida Nedir?

Lida Nedir?

Lida; Çin Halk Cumhuriyeti’ nin güney kesiminde bulunan Yunnan eyaletinde yüzyıllardır yetişen ve geleneksel olarak yüzyıllardır kullanılan mucizevi bitkilerin ekstrelenmesi ile oluşturulmuş tamamen doğal bir üründür.

Uzak doğuda yüzyıllardır özellikle yemeklerde ve zindelik amaçlı olarak da değişik biçimlerde işlenen bu bitkiler, inanılmaz kuvvetli bir etkiye sahiptir. Lida , şu an uzakdoğu ve Amerika’ da zayıflama preperatları arasında en çok satan bitkisel besin takviyelerinden biridir.

Lida bir ilaç değildir! Başta Turunç Çiçeği Ekstresi olmak üzere toplamda 9 bitki ekstresi içeren % 100 doğal bir besin takviyesidir. İştah kesici ve tok tutan, hareketsizlik ve aşırı gıda tüketimi sonucu vücutta oluşan yağ stoklanmasının yakılmasını sağlayan oldukça güvenli bir üründür. İçeriğinde kesinlikle kimyasal herhangi bir bileşim bulunmamaktadır.

Kilo verirken zorlanmak

Yeni yapılan bir çalışmaya göre, diyet uygulamak vücutta yağ hücrelerinin sayısını değiştirmiyor. Yağ hücreleri çocuklukta artıyor, yetişkinlikte kaybolmuyor.

İsveç Karolinska Enstitüsünden bilim adamlarının yaptığı araştırmaya göre, yağ hücreleri sayısı ergenlik çağında belirleniyor. Bu dönemden sonra kişi obez olsa bile yağ hücrelerinin sayısı artmıyor ya da azalmıyor.

Sonuçları Nature dergisinde yayımlanan araştırma sırasında, diyetle çok sayıda kilo veren kişilerde yağ hücreleri sayısında değişiklik saptanmadı.

Araştırma çerçevesinde, farklı yaşlarda yüzlerce çocuk, ergen ve yetişkin üzerinde inceleme yapıldığı, yağ hücreleri sayısının çocuklukta artarken yetişkinlikte değişmediği görüldü.

Doktor Kirsty Spalding, bu araştırmanın kilo vermek için diyet uygulayanlara kötü bir haber olduğunu belirterek, Bu, kilo vermenin ve verilen kiloyu korumanın neden bu kadar zor olduğunu açıklıyor. Söz konusu yağ hücreleri hiçbir yere gitmiyor ve daha fazlasını istiyor diye konuştu.

En çok hangi ilaçları tüketiyoruz?

Türk Eczacıları Birliği Genel Başkanı Erdoğan Çolak, Türkiye’de akılcı ilaç kullanımına dikkat edilmediğini belirterek, ”2007 verilerine göre, ülkemizde antibiyotikler yüzde 16,5, romatizma ilaçları yüzde 13, ağrı kesici ve analjezikler yüzde 8,7, soğuk algınlığı ve öksürük ilaçları da yüzde 7,9 oranında kullanım sıklığına sahip” dedi.

Çolak, Türkiye’de ilaç kullanımında hekim tavsiyesinden çok kulaktan dolma önerilerin etkili olduğunu ifade etti. Başkasının tedavisinde kulanılan ilacın tavsiye edilmesi üzerine eczacıya başvuranların sayısının çok fazla olduğuna işaret eden Çolak, ”Oysa her ilaç her hastayı tedavi edecek diye bir durum söz konusu değildir. Aksine, birine çok iyi etki eden ilaç, bir başka kişide tam tersi etki yaratabilir. Hatta hastayı geri dönüşü olmayan bir sonuca götürebilir” uyarısında bulundu.

İlacın, kişiye özel uygulanan tedavinin önemli bir ayağını oluşturduğuna işaret eden Çolak, hekim kontrolü olmadan kesinlikle kullanılmaması gerektiğini ifade etti. Çolak, şunları kaydetti:

”Bu çok risklidir. Hekim tarafından verilmeyen ancak başkası tarafından tavsiye edilen ilaç türlerini en çok antibiyotik, romatizma ve ağrı kesici gruplarında görüyoruz.

Geçtiğimiz yıl yapılan araştırmalar göstermiştir ki, toplam ilaç kullanımı içerisinde antibiyotikler yüzde 16,5, romatizma ilaçları yüzde 13, ağrı kesici ve analjezikler yüzde 8,7, soğuk algınlığı ve öksürük ilaçları da yüzde 7,9 oranında kullanım sıklığına sahiptir.”

AKILCI İLAÇ KULLANIMI

İlaçların akılcı kullanılmaması konusunun Türkiye’de olduğu gibi diğer ülkelerde de önemli bir sağlık sorunu ve büyük bir ekonomik yükümlülük olduğunu anlatan Çolak, bilinçsiz ilaç kullanımı sıklığının ülkemizde Avrupa ülkelerinden daha fazla görüldüğünü söyledi.

Çolak, yanlış ilaç kullanımının, hasta sağlığı açısından risk taşımasının yanı sıra vücut direncinin zayıflamasına da yol açabildiğini belirterek, ”Akılcı olmayan ve gereksiz kullanılan ilaçlar, kişilerde o ilaca karşı direnç gelişmesine neden olur. Bu da ilerde oluşabilecek yeni bir hastalık durumunda aynı ilaçların etkisini düşürerek, daha yüksek dozda ilaç kullanılmasına neden olacaktır” diye konuştu.

Bilinçsiz ilaç kullanımının, ülkelerin ekonomisine zarar verdiğine dikkati çeken Çolak, ”Gereksiz ilaç kullanımı Türkiye’ye yıllık 1 milyar dolar bir maliyet getirmektedir. Bu maliyetin aza indirilmesinin ülke ekonomisine getireceği yararın yanında, ilaç geri ödeme kurumlarını da olumlu anlamda etkileyecektir” dedi.